blog

Ürettiğimizden Fazlasını Tüketerek Kendi Çağımızı Yarattık: Antroposen

Antroposen, Eski Yunanca’da anthropos (insan) ile cene (ceinos>kainos>yeni) kelimelerinin birleşiminden oluşur. İnsanoğlunun dünyaya olan etkisinin en üst düzeye çıktığı Sanayi Devrimi’nden bugüne olan süreç ve devam edecek bu duruma İnsan Çağı da denen döneme verilen isim.

«Antroposen Çağı» insanların davranışlarından ortaya çıkan makro sonuçların bir araya gelmesi olarak da nitelendirilebilir. Çevre bilinci ve sürdürülebilirlik son dönemde en gözde trendlerden. Trend denildiği zaman, içinde bulunduğumuz durumun önemi ve ağırlığı azımsanıyor gibi görünebilir. Fakat dünya yardım çağrısında bulunuyor. Artık dünyanın ömrünün kısalmaya başladığı en tehlikeli dönemi yaşıyoruz. Antropojenik sorunlarla ilgili aksiyon alınmadığı noktada geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinecek.

Uzmanlar ve bilim adamları bir süredir kırmızı alarm çağrısında bulunduğu için hem global hem de lokal olarak, konuyla ilgili gerekli aksiyonlar alınmaya başlandı.

Son Dönemlerde Dünyanın En Çok Dikkat Çeken Konularından Biri Çevre Kirliliği ve Sürdürülebilirlik

Geri dönüşüm bilinci arttıkça, dünyada ve Türkiye’de bu konuda insanlar bilinçlenip çeşitli önlemler alıyor. Plastiğin verdiği hasarlara dikkat çekmek için Temmuz ayı boyunca “Plastic Free July” hareketiyle, milyonlarca katılımcı plastik kullanımını azaltıyor ya da hiç kullanmıyor. Bu hareket 2011’den beri dünya çapında, günden güne büyüyerek popüler olmaya devam ediyor ve geri dönüşüm bilincini artırmayı hedefliyor.

Türkiye’de en çok dert edilen çevre sorunu: Hava Kirliliği

Hava kirliliği aynı zamanda yaşanılan yerde insanların hayatını en çok etkileyen sorun olarak ifade ediliyor. Rapor termik santrallerin olduğu bölgelerde hava kirliliğinin artarak devam ettiğini ortaya koymuştu. Araştırma sonucunun bize gösterdiği, ormanların katledilmesi hem toprakla ilişkili problemlere yol açıyor, hem de şehir hayatında zaten yeşillikten uzak yaşayan bizler için hava kirliliğine yol açıyor ve dolayısıyla hayat standartlarını da düşürüyor.

2019 TGI verisine göre, Türkiye’nin %36’sı evdeki su tüketimini azaltmak için çaba sarf ettiğini, %33’ü gaz ve elektriği daha az kullandığını %12’si geri dönüşümlü ürünleri tercih ettiğini, %10’u kullanmadığı sürece şarj aletini prizde bırakmadığını ve %9’u boş şişe, kavanoz, kağıt vb. ürünlerin yenisini almamak için, bu ürünleri tekrar tekrar kullandığını belirtiyor.

Peki bu konuda ne yapılabilir?

Keşke kamu algılarını değiştirecek güce sahip bir endüstri düşünebilseydik dediğimiz noktada medyanın gücü devreye giriyor ve reklam-pazarlama endüstrisi harekete geçiyor. Pazarlama İletişim Medya  sektöründe çalışan herkes kendine şu soruyu sormalı: Neden küresel ısınma veya çevre kirliliği sorununu toplantı konularımıza ve kampanyalarımıza dahil etmiyoruz?

Konu üzerinde globalde bir çok marka hali hazırda harekete geçmiş durumda.

Amazon, «Amazon Sustainability Data Initiative» sayesinde sürdürülebilirlik ve inovasyon konusundaki hassasiyetini ön plana çıkarıyor. En güzel örneklerinden biri P&G ile yaptığı Tide çamaşır deterjanı markası ile plastik yerine daha sürdürülebilir bir paket yaratma projesi.

adidas, okyanusların korunmasına yönelik sivil girişim Parley For The Oceans işbirliği ile okyanus atıkları ve balıkçı ağlarının geri dönüşümü ile yapılan ayakkabı koleksiyonunu yaratı. Asıl amaçlarının toplam karbon ayak izimizi azaltma çabalarımız devam ederken 2024’den itibaren %100 geri dönüştürülmüş polyester kullanımına geçmek. Bu sporun da ötesi; bu bizim geleceğimiz.

Konuyla ilgili henüz harekete geçmemiş markaların da 2020’de «Çevre ve Sürdürülebilirlik» konusunu önceliklendirmesi gerekiyor.

Her 3 tüketiciden 2’si, kamuoyunu sürdürülebilir olacağına dair söz veren markaların daha güvenilir olduğunu düşünüyor. Amazon’un son araştırmalarından birinde tüketicilerin %33’ü, markaları çevreden sorumlu gördüklerini gösteriyor. Amerika ve İngiltere’deki tüketicilerin %42’si günlük hayatlarında kullandıkları ürünlerin sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu belirtiyor.

2020 ’de markaları sahip olduğu tüketicisini elinde tutmak ve potansiyel tüketicisinin kazanmak için «Çevre ve Sürdürülebilirlik» konusunu samimi bir şekilde benimseyerek şirket politikası haline getirmesi bir adım öne çıkaracak.

Next
Jenerasyonların Değişen Medya Tüketim Davranışları
Previous
GroupM Türkiye Data Analytics & Services ekibi tarafından yapılan COVID-19 tüketici içgörüleri araştırmasının 3. faz sonuçları çıktı!